15 Kasım 2014 Cumartesi

Düziçi’nde Turizmi canlandıracak 10 basit müdahale

Düziçi turizmi son üç yılda önceki yıllara göre çok büyük bir aşama kaydetti. Üstelik bu yerel yönetimlerin herhangi bir katkısı olmadan tamamen gönüllü insanların çabasıyla oldu. İlçeye dışarıdan getirdiğimiz guruplar ilçenin doğal güzelliklerine hayran kaldılar ve tekrar tekrar gelip ziyaret ettiler.  Oysa bizim onlara sunduğumuz, Düldül, Karasu Şelalesi , Harun Reşit Kalesi, ve en başından beri Düziçi’nin sembolü olan Haruniye Kaplıcalarından daha fazlası değildi.
Bu sonbaharda Dumanlı Yaylası’nın muhteşem güzelliğini fotoğraflayıp bir alternatif olarak çevre illerdeki doğa sporları ve fotoğrafçılıkla ilgilenen gruplara gönderdiğimiz anda insanlar buraya akın etmeye başladı.  Sadece Çatak ve Dumanlı yaylası çevresinde insanların doğa yürüyüşü yapabileceği onlarca parkur var.
Aslında Düziçi’nde her mevsim ayrı güzelliklerin saklı olduğu bir çok yer var ve Düziçililerin bile birçoğu bunun maalesef farkında değil.  
İşte Düziçi’nde turizmin kısa sürede gelişmesi için altyapı teşvik ve tanıtım gibi hem maliyet olarak hem de prosedür olarak  küçük yapılabilir 10 şey.
1-Şenlik ve Festivaller
Özellikle yazın başında Düldül Başkonuş yaylasında yayla şenliği yapılabilir. Böylece insanların burayı daha fazla tanıması sağlanabilir.  Halihazırda elimizde sadece Karacoğlan festivali var. Düziçi elindeki Karacoğlan gibi bir değere sahip çıkarken bile konuyu eline yüzüne bulaştırıyor maalesef. Düğün salonunda festival kutluyoruz.  Tabi ona da festival denirse. Sadece aşıkların saz çalmasıyla değil daha geniş kapsamlı, içinde bir çok etkinliği barındıran ve vatandaşın da merakını cezbeden bir hale gelmeli Karacoğlan festivali.
2-Düldül yolunun asfaltlanması


Düldül dağı bulutların ayağınızın altında dolaştığı, Çukurovayı kuş bakışı izlenebilecek, herkesin gidip görmek isteyeceği güzelliklerle dolu. Özellikle dağcılık faaliyetleri, doğa yürüyüşleri hatta yamaç paraşütü için biçilmiş kaftan.   Fakat yolun stablize ve yer yer bozuk olması –(herkesin off road ya da tabanı yüksek aracı  olmadığı için) insanların bu güzellikleri görmesinin önündeki en büyük engel.  Çağşak yaylasına kadar yapılacak asfalt bir yol buraya yılda binlerce insanın ziyaret etmesinin de önünü açmış olacak. 
Bölge Milli park yapılarak da tahribattan pekala korunabilir.
3-Yamaç paraşüt kursu

THK yakında açacaktı. İnşallah açılır. Düziçi yamaç paraşütüne oldukça müsait.  Türkiye’de 45 dakika havada kalabileceğiniz nadir bölgelerden biri. Kursun  açılması ve sürekli devam etmesi  ilçeyi bu konuda bir anda cazibe merkezi haline getirecektir.  
4-Şelaleye dereden yol

Mevcut beton yoldan şelaleye gitmek belki karasuda piknik yapacaklar için cazip gelebilir ama dışarıdan gelen ya da hakikaten doğal güzellikleri sindire sindire fotoğraf makineleri ya da cep telefonları gibi elektronik eşyalarını ıslatmadan gezmek isteyenler için bu bir çözüm değil. Taş köprüden başlayıp sabun çayının kenarından şelalenin altına kadar insanların rahatça yürüyebileceği taş bir patika yol şelalenin en acil ihtiyacı. 
5-Karasu’nun sodalı suyunun tanıtımı ve çevre iyileştirmesi

Karasu’daki şifalı su özellikle insanların farklı tedavi yöntemleri deneyip de çare bulamadığı bir çok deri hastalığını iyileştiriyor. Öncelikle bu su kaynaklarının çevre düzenlemesi (çeşme, gölet gibi) yapılmalı daha sonra da suyun nelere iyi geldiği konusunda bir çalışmayla birlik tanıtımı yapılmalı, bölgeye bu konuda tabelalar konmalı.
6-Berke Barajı’nda tekne turları

Gördüğünüz gibi Berke barajı   çevresindeki muhteşem güzelliği ile bunu hak ediyor. 
7-Sonbaharda Dumanlı Yaylası'nda uçurtma şenliği

Dumanlı sonbaharda bir renk cümbüşüne dönüyor adeta. Burası uçurtma şenliği bisiklet yarışları gibi faaliyetler için müsait. Bu tür faaliyetlerle ilçeye daha fazla turistin gelmesi sağlanabilir.
8-Müze’nin açılması.
Bir müzemiz var ama özel izin dışında pek açıldığını görmüyoruz. Burasının sürekli açık kalması şehir dışından gelecekler için artı bir neden olacaktır.
9-Çevre temizliği

Maalesef piknik, gezi yürüyüş gibi amaçlarla Düziçi’nin neresine gidersek gidelim doğadaki insan izleri çöpleri görüyoruz. Sabun çayında, karasuda, buyduranda,  dumanlıda, vs. Maalesef doğal güzelliğin tadını kaçıracak kadar fazla. Ve anlaşılan bu durum da değişmeyecek, insanlar yakın zamanda bilinçlenmeyecek gibi. Bu yüzden -İşkur vasıtasıyla ya da başka şekilde- buralardaki alanların temizliğinin yapılabilmesi için bir bekçi konabilir.
10-Tanıtım dergisi, tanıtım çalışmaları.



Elbeyli’deki çınardan, Yeşildeki şelaleye, Düldül’ü, Kalesi …  Düziçi’nde gezilip görülecek ne kadar tarihi ve turistlik yer varsa fotoğraflanıp  bir katalog ya da dergi halinde basılmalı. Özellikle çevre illerden başlamak suretiyle bölgedeki doğa sporları, dağcılık, fotoğrafçılık gibi alanlarda faaliyet gösteren  kulüp, dernek ve topluluklara gönderilmeli. 
11- BONUS-Andırın yolunu  açılması.


Kapalı değil ama gidilecek yol da değil. Evet, bu biraz maliyetli fakat çift şeritli bir Andırın Yolu olmadığı sürece Düziçi çıkmaz sokak olmaktan kurtulamayacak.  Haliyle bu anlamda gelişim de daha geç olacak.











30 Aralık 2013 Pazartesi

Aday belirlenmedi, gergin bekleyiş sürüyor.

Atatürk lisesi 11/ P  sınıfında  2013 - 2014 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte  yapılacak olan sınıf başkanlığı seçimlerinde bu hafta da aday belirlemesi yapılamadı. Gergin bekleyiş sürüyor.


KUŞÇU KÖYÜNDE KAYBOLAN EŞEKTEN 10 GÜNDÜR HABER ALINAMIYOR.


Osmaniye'nin Düziçi İlçesi Kuşçu  köyünde 10 gün önce otlanmak için dışarı çıkan (Aslında hep dışarıdaydı, çünkü sahipsizdi.) eşekten haber alınamıyor.
Bir pazar sabahı kaybolan eşeğin akibeti hakkında köylüler endişeli.
Konuyla ilgili yetkililerden bir açıklama gelmezken, eşeğin kaybolmasının eşek sütü fiyatlarının 100 TL ye çıkmasıyla alakalı olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Adını vermekten çekinen bir vatandaş: "Son zamanlarda eşeklerle ilgili çok fazla spekülatif haberler yapıldı. Eşeklerin sahipsizlikten donduğu ya da eşek sütü fiyatlarının 100 TL'ye gibi haberlerin internette dolaşmaya başlamasından sonra çevrede şüpheli şahıslar gördük. Eşeğin kaybolmasının bu kişi ya da kişilerle alakasının olabileceğiniz düşünüyoruz." dedi.
Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz. Tabii eşek bulunursa. 

Düziçi İçin İşlevsiz STK Kurma Rehberi.

Malumunuz sivil toplum kuruluşları (STK) Devletle toplum arasında bir köprü, devletin yetişemediği yerde vatandaşın derdine merhem olan ve bu amaçla insanların biraraya geldiği kuruluşlar. 
Düziçi'nde iş biraz daha "saldım çayıra mevlam kayıra" şeklinde yürüdüğü için kimse size " bi stklığınızı bile göremedik" gibi bir hatsizlikte de bulunmaz.
Düziçi'nde STK kurmak da bu işi suya sabuna dokunmadan tıkır tıkır yürütmenin yollarını sizin için araştırdık.

1- BAŞARIYA İNANIN: Öncelikle sağlam bir gaza ihtiyacınız var. Tabi bu gazı verecek çevreye de. "Hadi bi dernek kuralım, şöyle güzel işler yapalım böyle sisteme nanik çakalım, ezilmişin, yolda kalmışın, acın halinden anlayalım, çare arayalım, eğlenelim coşalım, alem STK görsün" şeklinde herkes birbirine hudutsuz gaz vermeli. İşin başında ne kadar çok gaz verilirse o kadar iyi. zira daha sonra kolunuzu kıpırdatacak dermanınız kalmayacak. 
2- DOĞRU ÇALIŞMA ARKADAŞLARI BULUN:
Tabi bu gazı yiyecek ve elini cebine atacak insanlara da ihtiyacınız var. Malum, dernek binasının kirası, elektriği, suyu, çay parası derken ciddi bir yekun tutar.Birilerinin de bu yükü sırtlanması gerekir. Artık o kişi de aranıza kattığınızda çalışmalara başlayabilirsiniz.

3-TANIŞMA YEMEĞİ TERTİPLEYİN:
Kurduğunuz vakıf dernek vs'in üyeleriyle basını da çağırıp bir yemek vermelisiniz. Yemekte bol bol sosyal mesaj verip, büyük projelerden, şehrin kemikleşmiş sorunlarından bahsedebilirsiniz. Bunun için kendinize bir limit koymayın, zira nasıl olsa hiçbirini çözemeyeceksiniz. Ama işin en güzel yanı kimse sizin zaten bunları yapacağınıza inanmadığı için bir beklenti içerisinde de olmayacak. Yarın bir gün biri çıkıp, "N’oldu hacı sizin şu projeler" der diye dert etmeyin. 

4-ZİYARETLER YAPIN:
Önce kendinizi tanıtmak için sonra da ayıp olmasın diye önemli günlerde ilçedeki yöneticileri kurum amirlerini, partileri ziyaret edin, çiçek çikolata vs hediye edin, basına "bakın biz de buradayız" görüntüsü verin. Tabi sosyal mesaj vermeyi de ihmal etmeyin. Projeleriniz çalışmalarınız hakkında konuşun. Yapmasanız da konuşun, önemli olan bişeyler yapmak değil yapıyor görüntüsü vermek, bunu aklınızdan çıkartmayın.
5-BASINI İHMAL ETMEYİN: Arada basın mensuplarını çağırıp, kahvaltıdır, öğle ya da akşam yemeği verin. Yine şehrin sorunlarından bahsedip gündemde kalın. Düziçi’nin sorunlarıyla ne kadar ilgili olduğunuzu onlara gösterin. 

6-GEZİLER DÜZENLEYİN:
Robot değilsiniz haliyle bu kadar aktiviteden sonra illa ki bir stres atma faaliyetini hak ettiniz. Hemen ilk bulduğunuz yere gezi düzenleyin. Ama burada önemli olan o gezinin sadece bir gezi gibi görünmemesi. Gittiğiniz yerde basına malzeme olacak birkaç sosyal sorumluluk aktivitesi de yapın ki insanlar sizin eğlenmeye gittiğinizi anlamasın.



Artık Gerçek bir STK oldunuz. Hiçbir şey yapmadan çok şey yapan bir görüntü vererek ilçede protokol sıralarında rahatça yer alabilirsiniz. Ama unutmayın, imaj her şeydir, arada gündemde kalmak için ziyaretler ya da önemli günlerde sosyal mesaj vermeyi ihmal etmeyin.

Düziçi'nde Açıldıktan 6 Ay Sonra Kepenk Kapatan Meslekler

Düziçi’nde işsiz gezen güruhun en favori mesleğidir Cep telefonu dükkanı açmak. 
Genelde çevreye “Benim de bir mekanım var” görüntüsü vermek için açılır. Ama bir anda “teknoloji mağazası olacağım üleen” moduna gelinir. 
Babadan rica minnet aldığın 1000 lira, annenin çeyiz sandığında mendil içinde sakladığı 500 lira ve bir arkadaşını “işlerin ilerleteyim öderik” diyerek ketenpereye getirip çarptığın 750 lira sermaye gereksinimi için yeterlidir. İlk başta çevredekilerden “satak da sana yenisini alırız” diyerek ikna edip vitrine telefon koymakla süreç devam eder. Eğer çok salak değilsen elindeki paranın hepsini dekora yatırmaz biraz da kılıf, kulaklık gibi aksesuarla ortamı renklendirirsin.
Bir yerlerden borca, parça TL yükleme amaçlı alınan ama daha çok Facebbok’ta okey oynamaya yarayan bilgisayarla konsept tamamlanır.
Ve sonun başlangıcı böyle start alır.
Bilinmeyen gerçek şudur: Mevcut telefoncuların iş yapıyor oluşu ya da öyle bir görüntü vermesi sizin de öyle olacağınız anlamına gelmiyor.
Önce “Kontur ya da kılıf satsam yeter” diye başlarsınız.
Sonra “Yok hacı biz mekanı yanlış yere tuttuk, büstün orada bir yerde olsa paraya para demezdik” ‘e dönüşür.
“Milletin kontür alacak parası kalmamış hacı” diye teselli edersin kendini ama buna sen de inanmazsın.
Ve en sonunda acı gerçekle yüzleşirsin. Şanslıysan bir satirik pardon girişimci bulup devredersin şanssızsan sağa sola olan borçlarını ödemek için şehir dışında inşaat firmalarında çalışmaya gidersin.
Bir sonraki yazımız açılıp da iflah olanı göremediğimiz cafecilik üzerine olacak. Sabırsızlıkla bekleyin. .

Ahan da başlıyoruz. Vira Bismillah